Online Bağış
0212 875 03 03
bilgi@fahrettintacarvakfi.org

Duyurular / Etkinlikler

TACEV VE AK PARTİ KADIN KOLLARINDAN “ASRIN VEBASI UYUŞTURUCU” PANELİ

-    TACEV VE AK PARTİ KADIN KOLLARINDAN “ASRIN VEBASI UYUŞTURUCU” PANELİ
-     MADDE BAĞIMLILIĞINA ÇÖZÜM “GÜÇLÜ AİLE” VE “SEVGİ”
-    “BENİM ÇOCUĞUM KULLANMAZ” DEMEYİN!

 
Yeşilay Haftası münasabetiyle Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı (TACEV) ve AK Parti Beylikdüzü İlçe Kadın Kolları  işbirliği ile "Asrın Vebası Uyuşturucu Paneli" düzenledi. 
Panelde, TACEV Başkanı Fahrettin Tacar, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Ayvallı,  Yeşilay Eski Başkan Yardımcısı Dr. Levent Saraç ve Eğitim Yöneticisi Hamdi Özakaya konuşmacı olarak yer aldı. 
Panelde, madde bağımlılığı ile mücadelede ailenin önemi, arkadaş çevresi ve alınması gereken tedbirler gündeme getirildi. 

HABERİN VİDEOSUNU İZLEMEK TIKLAYINIZ

UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE AİLE İÇİNDE BAŞLIYOR
Madde bağımlılığı ile mücadelede ilk adımın aile içinde başladığını belirten TACEV Başkanı Tacar, "En tesirli tedbir aile sevgisi, anne baba sevgisidir" dedi. 
TACEV Başkanı, medeniyetlerin, milletlerden, milletlerin de cemiyetlerden teşekkül ettiğini vurgulayarak, "Cemiyetler de ailelerden, o da fertlerden oluşur. Aile ne kadar beden, ruh, akıl bakımından kuvvetli ise, medeniyet de o kadar güçlü ve kuvvetli olur" şeklinde konuştu. 
Karahisar şehrine Afyon isminin 2,500 yıl önce verildiğini belirten Tacar, "Selçuklu ve Osmanlı 1000 senedir Anadolu'da yaşıyor. Müslümanlar, İslamda haram olduğu için, afyonu esrar imalinde, üzümü de şarap imalinde kullanmamıştır" ifadelerini kullandı. 
Tacar, "Bizim ilk hocamız, eğitmenimiz annelerimizdir. Onların o kadar büyük vazifeleri var ki, saymakla bitmez. İşte anne bu sevgiyi kullanır da dinimizin emir ve yasaklarını yerine getirirse işte o aile de, cemiyetin en kuvvetli temel taşı olur" şeklinde konuştu. 
Uyuşturucu ticaretinin küresel boyutuna da dikkat çeken Tacar, uluslararası uyuşturucu kaçakçılığının siyasetten medyaya birçok güç merkeziyle bağlantılı olduğuna dikkat çekti. 

BENİM ÇOCUĞUM KULLANMAZ DEMEYİN!
Daha sonra söz alan Kardiyalog Uzman Dr. Levent Saraç madde bağımlılığına giden iki temel alışkanlık bulunduğunu belirterek, "Bunlardan biri alkol, biri de sigara" dedi.  
Madde bağımlılığının nasıl geliştiğini anlatan Saraç, kişinin öncelikle madde kullanımını düşündüğünü belirterek, "Sonra biraz korkuyor ama merak ediyor. Ya bir kereden bir şey olmaz diyor. Aldıktan sonra, bir daha almam ben bunu diyor. Ben bağımlı olmam, istersem bırakırım diyor. Bir daha, bıraktım başlamam, diyor ama ne yazıkki bir kez tadan yüzde 85, bir daha başlıyor" ifadelerini kullandı. 
Saraç, "Benim çocucuğum kullanmaz, benim eşim yapmaz. bu yanılgıya çok düştük. Eğer buna alt yapı varsa, mutlaka bunun ağına düşer. Biz mücadele etmeye devam edelim. Arkadaş çevresini takip edelim. Gittiği, görüştüğü, zaman geçirdiği insanları takip edelim. Baskı uygulayarak değil, onlara güvenelim. Sözlerine güvenelim ama tedbiri elden bırakmayalım" dedi. 

ÇÖZÜM BAĞIMLININ KENDİSİNDE VE ÇEVRESİNDE 
Uyuşturucu madde kullanımına karşı çözümün çocuğun kendisinde, arkadaş çevresinde ve ailenin içinde olduğunu kaydeden. Dr. Saraç, "O alanı geçemezseniz, siz istediğiniz kadar hekim olarak bir şeyler yapmaya çalışın olmuyor" diye konuştu.   
Bütün insanlarda madde bağımlılığının gelişebileceğini belirten Dr. Saraç, bununla birlikte genel olarak iç gerilimleri fazla, hayatları kendileri için tatmin edici olmayan şahışların bağımlı olma oranının yüksek olduğuna dikkat çekti. 
Ebeveynleri deri üzerine yapıştırılan çıkartmalara karşı uyaran Dr. Saraç, "Şuna dikkat edelim, çocuklarınızın ellerine çıkartma olarak yapıştırılan, size öylesine dağıtılmış şeylere dikkat edin. Çocuklarınıza başım ağrıyor deyince, herhangi bir kişi tarafından ilaçları kabul etmemesini söyleyin. Eğer böyle bir sıkıntı varsa, lütfen, basit ağrı kesicileri siz çantasına koyun" tavsiyesinde bulundu.

UYUŞTURUCUYA BAŞLAMANIN EN BÜYÜK İKİ ETKEN: ARKADAŞ ÇEVRESİ VE MERAK
Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan anket verilerine değinen İlahiyat Profesörü Ayvallı ise, madde bağımlılığına başlamada en büyük iki etkenin arkadaş çevresi ve merak olduğunu belirtti. 
Ayvallı, 1547 uyuşturucu kullanıcısı üzerinde yapılan ankette, "yüzde 41'i arkadaş sebebiyle başladım diyor. Yüzde 40'ı merak saikasıyla başladım diyor. Yüzde 3'ü eğlence olsun diye, yüzde 14'ü de problemlerim vardı, kurtulayım diye uyuşturucu aldım diyor" şeklinde konuştu.  
Ankete katılanların sadece 32'sinin kadın, 3'ünün 65 yaşından büyük, 2'sinin ise 16 yaşından küçük olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ayvallı,  İslam dininde çocuk eğitimine dikkat çekti.  
Ayvallı, "Mukaddes dinimize göre her insan, elinin altında bulundurduğu kimselerin her türlü hak ve hukukundan, eğitim ve öğretiminden, talim ve terbiyesinden sorumludur. Büyük psikolog, sosyolog, pedagog, alim ve veli İmamı Gazali şöyle buyurmaktadır. Çocuğun terbiyesine çok dikkat etmelidir. Onun kötü arkadaşlarla düşüp kalkmasına mani olmalıdır. Kötü arkadaş çocuğun edep ve terbiyesini bozar" dedi. 
Ayvallı, "Büyük alim ve velilerden Seyyid Abdülhakim Arvasi de buyurmuştur ki, "Evlat büyük bir nimettir. Nimetin kıymeti bilinmezse elden gider. Bunun için pedagoji yani çocuk terbiyesi islam dininde çok kıymetli bir ilimdir" diye konuştu.  

"NESİLLERİMİZİ KORUMAK GENLERİMİZE SAHİP ÇIKMAKLA MÜMKÜN"
Eğitim yöneticisi Özakay ise, madde bağımlılığına karşı mücadelede çocuğa ailede verilen değerlerin çok önemli olduğunu belirterek, "Ailede temelini atmamız gerekiyor. Başkalarına ihale ederseniz, olmuyor. Ailede bu temelleri atayacağız, uygulayacağız, ondan sonra iyi bir çevre içinde çocuklarımızı yetiştirelim, muhafaza edelim" dedi.  
Aile içinde sevginin, anne-baba şefkatinin, çocuğun kötü çevrelerden uzak tutmakta çok önemli rol oynadığını kaydeden Özakay, "doyumsuzluk" kavramına da dikkat çekerek, her istediği yapılan çocuğun doyumsuz hale geldiğini ve artık mutluluğu başka şekillerde aramaya başladığını ve çeşitli bağımlılıkların başladığını ifade etti. 
"Nesillerimizi koruyabilmek, genlerimize sahip çıkmakla mümkün" diyen Özakay, bağımlılık yapan maddelerin insanoğlunun genlerini tahrip ederek, bozduğuna dikkat çekti. Özakay, "İnsan o maddelerden sadece kendisi olarak zarar görmüyor. Ondan gelen nesiller zarar görüyor. Aktaracağı gen, aktaracağı özellikler bozulmuş oluyor" dedi. 
Son yıllarda aile yapısının dejenerasyona uğradığını kaydeden Özakay, "Bugüne kadar aile yapımız sağlam olarak geldik ancak bu konuda son dönemlerde biraz sarsıntı yaşıyoruz. Aile olgusu değişmeye başladı. Bizi biz yapan değerleri, bizden sonraki nesillere aktarda, yaşatmakta sıkıntı, zorluk çekiyoruz" diye konuştu.  

Çok sayıda vatandaşın iştirak ettiği panel, aile fotoğrafının çekilmesiyle sona erdi.  Panel sonrasında, katılımcılara TACEV tarafından hazırlanan hediye paketleri takdim edildi.

HABERİN VİDEOSUNU İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Videolar

Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı 2017